Yazar
Gergana Mançeva
Haber
Çarşamba 31 Aralık 2025 16:45
Çarşamba, 31 Aralık 2025, 16:45
FOTOĞRAF arşiv
Yazı Boyutu
1 Ocak, doğada Güneş’in yılın en kısa gününden sonra tekrar doğduğuna işaret eden bir dönüm noktasıdır. Bu aynı zamanda halk tarafından Surva olarak adlandırılan büyük bir kış bayramıdır. Hıristiyan azizi Büyük Basil gününde kutlandığı için Vasilitsa veya Vasilövden olarak da bilinir.
Gelenek üzere Noel arifesinden (Bıdni veçer yortusu) sonra buhurun yakıldığı ikinci akşam yemeği düzenlenir. Surva yortusunda genellikle Noel arifesinde kesilen domuz eti ve yağlı yemeklerin buluduğu zengin bir sofra hazırlanır. Ayrıca haşlanmış buğday, ceviz, soğan, sarımsak, hoşaf ve bal da konur. İçine çeşitli işaretler, karaağaç dalları ve bazı yerlerde para gibi “kısmet” lerin konulduğu börek (banitsaya) hazırlanır. “Kısmetler” her aile üyesinin adına olduğu gibi Tanrı'ya, hayvanlara, bağın ve tarlaların adına da yapılır. Börek tepsisi üç kez döndürülür ve herkes önüne düşen parçayı alır. Yemeğe katılamayanlar için de parçalar bırakılır. Herkesin önüne düşen börek parçasındaki “işaret”e göre o kişinin yıl boyunca ne kadar şanslı olacağına bakılır.
FOTOĞRAF arşiv
Yeni yılın ilk günü bayram havasında geçer. Geçmişte meydanda tüm köy halkı horoya tutunurdu. Gelenek üzere nişanlılar ve yeni evliler, nikah şahitlerini ziyaret eder ve onlara poğaça, haşlanmış tavuk ve şarap götürürler. Vasil, Vasilka ve bunların türevleri olan isimleri taşıyan kişiler, Vasilövden’de isim gününü kutlamaya gelen misafirleri zengin bir sofra ile karşılarlar.
1 Ocak, halkımızın en sevdiği geleneklerden biri olan sağlık için “Survakane” yapma günüdür. Genellikle çocuklar ve gençlerden oluşan Survakariler şehir veya köyde ev ev dolaşarak her ev sahibinin sırtına “survaçka” adı verilen kızılcık dalı ile vururlar. Survaçkalar, yün iplikler, kurutulmuş meyveler, patlamış mısır ile süslenir. Survakariler, her ev sahibine yeni yıl için sağlık, mutluluk ve bereket dileklerinde bulunur. Etnoloji ve Folklor Enstitüsü ile Bulgaristan Bilimler Akademisi Etnografya Müzesi'nin müdür yardımcısı baş asistan Dr. İglika Mişkova, bu dileklerin sembol olduğunu ve nesilden nesle aktarıldığını belirtti. Böylece gelenek ve geçmişle olan bağın canlı tutulduğunu, bu geleneğin ülkemizin her yerinde korunmuş olduğunu, ancak modernize edildiğini de dile getiren Dr. İglika Mişkova sözlerini şöyle sürdürdü:
FOTOĞRAF Etnoloji ve Folklor Enstitüsü ile Bulgaristan Bilimler Akademisi Etnografya Müzesi
"Halkımızın bir zamanlar yeni yılın başlangıcını biraz farklı tarihlerde kutladığını hatırlatmak isterim, ancak günümüzde yeni yıl genellikle 1 Ocak'ta başlar ve bu tarih Aziz Büyük Basil gününe denk gelir. Bu günün en belirgin özelliğ survakane geleneğidir. Geçmişte 3-4 ila 15-16 yaş arası çocuklar survakari olurken günümüzde yaş sınırı daha küçük çocuklara kaymıştır. Suvakarilerin zengin süslemeli survaçkaları taze kızılcık dallarından hazırlanması tesadüfen değildir. Kızılcık ağacı çok güçlüdür, son derece sağlamdır ve kızılcık en erken çiçek açan ve en geç meyve veren ağaçtır. Survaçkların süslenmesi eskiden annelerin, büyükannelerin ve kız kardeşlerin göreviydi; onlar, survaçıklar için özel olarak hazırlanmış patlamış mısır, bozuk paralar ve ekmeklerle süslemeler yaparlardı. Ancak günümüzde ailelerin çoğu, çocukları için survaçkaları kendileri yapmıyorlarsa, marketten satın alıyorlar. Survaçların en önemli özelliği hayır, bereket ve refah dilekleridir. Survaçka ile ev sahibinin sırtına vurulduğunda şu sözler söylenir:
“Surva-surva yılı, tarlada dolu hasat, asmada kırmızı üzüm, bahçede sarı elma, para dolu kese, surva-surva yılı, sağlıklı bir yıl.”
FOTOĞRAF BGNES
Elbette sağlık bu duadaki en önemli dilektir ve kiraz ağacıyla da ilişkilidir, ancak ilk dilek – tarlada bol mahsul – ekmeğin varlığıyla ilişkilidir. Biliyoruz ki ekmek, yıllar boyunca, özellikle geleneksel toplumda günümüze dek sofranın en önemli unsurlarından biridir. Rodoplar bölgesinde survakarilerin ilginç bir aözelliği var- iyiliğin kalıcı olması için yanlarında ağır bir taş taşırlar ve bu taşı her eve bırakırlar.
1 Ocak gibi bayramlar, aileyi ve akrabaları bir araya getirerek birlikte vakit geçirmelerine olanak sağladıkları için anlamlı ve önemlidir. Zira günlük hayatın ve sonsuz iş döngüsünün içinde, çoğu zaman en yakınlarımıza dikkat etmeyi ihmal ederiz.
В първия ден от Новата година – млади и стари търсят късмета си в баницата
FOTOĞRAF duhovno.bg
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar