Haber
Cumartesi 10 Ocak 2026 05:05
Cumartesi, 10 Ocak 2026, 05:05
FOTOĞRAF premature-bg.com
Yazı Boyutu
Başkent Sofya’da bulunan “Maychin Dom” Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde oluşturulan ve ülkemizde bu türden ilk olan kanguru bakım ünitesinde prematüre bebeklerin anne ve babalarına ortalama bir hafta süresince kalma imkanı sağlanıyor. Ünitede kalan ebeveynler, taburcu edildikten sonra çocuklarına bakmayı öğrenip bu konudaki korkularını gideriyorlar.
Ailelerin ne gibi endişeleri var ve bu hizmetin sağladığı faydalar nedir? Konu ile ilgili BNR Horizont Programı muhabiri Elena Beykova’nın röportajını dikkatinize sunuyoruz.
Avrupa ve Amerika’da yaygın olan kanguru bakımı, ülkemizde yeni yeni gelişen bir hizmet türü olmakta.
Kanguru bakımı, prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde uygulanan, bebeğin anne veya babanın çıplak göğsüne dik pozisyonda yatırılarak ten tene temas sağlandığı ve bu temasla bebeğin vücut ısısının düzenlendiği, kalp atışlarının ve solunumunun düzene girdiği, anne-baba-bebek bağını güçlendiren, stresini azaltan ve hastanede kalış süresini kısaltan etkili bir yöntemdir. Bu yöntemle bebekler daha iyi emzirilir, daha sakin uyur ve daha hızlı kilo alır.
“Maychin Dom” Hastanesinin kanguru bakımı ünitesinde doğum yapan kadınlara taburcu edilmeden yavrularına yakın olma fırsatı sağlanıyor. Neonatoloji Kliniği Başkanı doç. Liliya Vakrilova, aynı imkanın balabalara da tanındığını belirtti.
“ Hem anne hem babanın üniteye girdiği birkaç bebeğimiz oldu. İkiz çocukların ebeveynleri de birlikte gelebilirler. Örneğin ikizlerden birinin daha büyük olup daha erken taburcu edildiği bir durum vardı. Anne onunla birlikte taburcu edilirken, baba diğer bebek gerekli kiloya gelene kadar “Kanguru” biriminde kaldı.
Geçen yılın Temmuz ayında kurulduğundan bu yana üniteden toplam 40 bebek geçti. Veliler en çok çocukta oluşabilecek solunum sorununu farketmemekten korktuklarını paylaşıyor.
FOTOĞRAF “Maychin Dom” Eğitim ve Araştırma Hastanesi
“Kanguru biriminde eğitim alan ebeveynler, bebeğin ritmik şekilde nefes alıp verdiğini, rahatsız edici bir durum olup olmadığını ve doktor müdahalesinin gerekli olup olmadığını değerlendirmek durumundadır. Anne ve babalara bebeğin solumasının yeterince ritmik olmadığını düşündükleri zaman, ne yapmaları gerektiğini anlatıyoruz. Genellikle hafif stimülasyon, ayak tabanları veya göğüsüne masaj yapmak yeterli olur ve bebek yine ritmik solumaya başlar, dolayısıyla ek oksijen verilmesine ihtiyaç olmaz” diye anlattı doç. Vakrilova
Yeni doğanların beslenmesi, üniteye gelen anne ve babaları endişelendiren bir konu.
"Anneleri, aylar boyunca süt salgısını devam ettirmeleri konusunda özendiriyoruz. Bebekler yoğun bakımda kaldıkları sürece anneleri sütünü sağıp getiriyorlar ve emzirmeyi öğrenmeye başlıyorlar, ki bu bebeğin gelişimi açısından son derece faydalı. Gerek prematüre, gerekse de zamanında doğan bebekler için anne sütü kadar değerli bir gıda türü yoktur.”
Kanguru ünitesindeki bakıma güvenen annelerden biri olan 26 yaşındaki Polya, ikiz kızları Siyana ve Proletina’yı 2 ay erken doğurdu. Kızlar “Maychin Dom” hastanesinin yoğun bakım ünitesinde 2 ay kaldıktan sonra, genç anne korkularını gidermek üzere kanguru ünitesine girdi.
FOTOĞRAF BNR
“En çok bebeklere banyo yaptırmaktan korkuyordum. Bana banyonün püf noktalarını anlattılar. Düşündüğüm kadar zor bir şey değilmiş. Tam tersine çok kolay. Birimde her an yanımızda olan ebeler, doktorlar ve neonatoloji bölümünün tüm personeli sayesinde çok şey öğrendim.”
Bebeklerine ilk defa dokunurken birçok korku ve endişesi bulunan Polya, her yeni dokunuşla kendine daha çok güvendi. Şimdi 5 aylık olan minik kızların toplam ağırlığı 10 kilogram.
“Ara sıra her ikisini de kucağıma almayı başarıyorum. İkisinden biri devamlı kucağımdadır. Kanguru bakımı aramızda çok güçlü bir yakınlık oluşturdu. Orada sadece üçümüzdük. Şimdi de üçümüz bir arada olunca çok sakin oluruz. Kızlar kucakta taşınmaktan çok hoşlanıyorlar. ”
Doçent Vakrilova, ebeveynler ve prematüre bebek arasında daha doğumdan sonraki ilk günlerde fiziksel temasın kurulmasının son derece önemli olduğuna dikkat çekti.
“Sık sık monitörde gözüken oksijen dolgunluğu ve nabız göstergeleri tereddüt ederken, anne veya baba çocuğu okşamaya ve konuşmaya başlayınca stabil hale geldiğini izliyoruz. Dolayısıyla ebeveynleri bunu yapmaya teşvik ediyoruz. Özellikle babalar, ilk başta bebeğine dokunmaya cesaret etmez, zarar vermekten korkarlar. Oysa anne ve babaya temas, çocuğun gelişmesini teşvik eder.”
Siyana ve Proletina’nın annesi, prematüre bebeklerin ailelerine kanguru bakım ünitesinden faydalanmalarını tavsiye etti. Doçent Liliya Vakrilova ise şu temennilerde bulundu:
"Prematüre ve yüksek risk bulunan bebeklerin daha az, sağlıklı çocukların daha çok olmasını diliyorum. Süresinden önce veya problemle dünyaya gelen çocukların ebeveynlerine ise hem sağlık uzmanları ekibine hem de kendilerine daha çok güvenmelerini diliyorum. Çünkü anne ve babanın iyimserliği, bebeği de iyi yönde etkiler”.
Kaynak: BNR Horizont Programı
Röportaj: Elena Beykova
Çeviri: Tanya Blagova
Haber üzerinde çalışanlar: Ergül Bayraktar